Damar tedavileri alanında uzman isimleri tercih ediniz

Web sitemizde sizler için uzmanından en güncel ve yararlı bilgileri derliyoruz. Sağlığınızı önemsiyoruz...

 

Damar Tedavileri

Okmeydanı Damar Merkezi

Tedavide Yenilikler

Sosyal Medya

Anket

Yeni web sitemizi nasıl buldunuz?

Sonuçları Gör

Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Muayene ve Randevu

Okmeydanı Damar Merkezi

Darülaceze Caddesi
Ekşioğlu İş Merkezi
No:36 Kat:3 D:3

Okmeydanı SSK Hastanesi Karşısı, Şişli /İstanbul

Tel: 0212 320 30 22

Fax: 0212 320 30 55

www.varistedavileri.com
www.caferabbasoglu.com
www.varistedavim.com

Aktif Ziyaretçi

Kullanıcılar: 1 Bot

Tromboangiitis Obliterans (Buerger Hastalığı)

Buerger Hastalığı

Buerger Hastalığı

Vaskülitler içerisinde sık olarak gördüklerimiz:

Tromboangiitis obliterans (Buerger hastalığı)

En çok kol ve bacaklardaki küçük ve orta çaplı arterleri, venleri ve sinirleri etkileyen damar sertlıgı oluşturmadan iltihabi bir hastalıktır. Tromboangiitis obliteranslı ve ya burger bu hastalık ilk olarak 1879 yılında tanımlanmıştır.

Burger hastalığı bazı önemli yönleriyle diğer vaskülit hastalıklarından ayrılır. Bu hastalıkta ileri derece hücresel ve iltihaplı bir trombus vardır. Bu hastalarda sedimentasyon, CRP, serolojik test-ler ve otoantikorlar normal veya negatifken, arteryel intimada immun reaksiyon varlığı gösterilmiştir.

Yapılan anjiografik incelemede, özellikle proksimal arterler normal görünürken, küçük arterlerde multipl tıkanmalar olduğu, dirsekaltı arter alt ucunda, dizaltı arterlerde, hastalıklı olanların normallerin arasına serpiştirilmiş gibi olduğu görülebilmektedir.

Klinik seyrinde ayak ve bacakta “Flebitis migrans” (gezici filibit) tablosu tipiktir,akut donemde çok hücreli inflamatuar trombüsler vardır. Kronikleştikçe trombüsler organize olur ve duvarda fibrozis gelişir. Bu özellikler arteriosklerozis veya vaskülitislerden ayırmada faydalıdır.

Teşhis:

Buerger Hastalığı

Gezici filibitin olması, ellerde de benzeri tutulum, istirahat ağrısı, sigara tiryakiliği, yaşın45 in civarında oluşu, gangren veya iskemi belirtileri, oto immün hastalık olmayışı, diabetes mellitus olmayışı, emboli nedeni olmayışı, dopler ultrasonografi tetkiki yardımıyla bacak ve kol damarlarında daralma ve tıkanmanın dereceleri veya anjiografik bulgular ve nadiren biyopsi ile yapılabilir.

Hastalığın erken dönemlerinde belirti ve bulguları silik olup, sıklıkla ayakta başlayan parmak yaraları, solukluk ve soğukluk, uyuşukluk, karıncalanma ve yanma tarzında şikayetler görülür.

Hastalık ilerledikçe, yürüme ile artan istirahatla azalan bacak ağrıları yerleşir. Hasta uzun süreli yürüyüşlerde, giderek artan ağrı sebebiyle durmak ve dinlenmek zorunda kalır. Sıklıkla caddelerde, bu durma dönemlerinde vitrinlere bakılarak ağrının geçmesi beklendiğinden, eskilerde bu duruma vitrin hastalığı denilmiştir. İleri dönemlerde ağrı sadece hareketle değil, istirahat dönemlerinde bile hissedilmeye başlar.

Yine özellikle soğuk su ve hava ile temasta el ve bacaklarda morarma, ayakta şişme ve gangren ileri dönemlerde görülen bulgulardır.

Hastalığın sigara ile ilgisi kesin olarak gösterilmiş olup, sigarayı bırakmayan hastalar, uzuv kaybına yol açacak sonuçlarla karşı karşıyadır.

Tedavide gangren olmadan sigarayı bırakanlarda, %94 amputasyon gerekmemiş, sigara içenlerde en az %43 amputasyon yapılmış.

Tedavi:

1-Medikal:

Seyri tamamen durduran sigarayı bırakmaktır. Medikal tedavide amaç vazodilatasyon yapmaktır. Prostoglandinlerin keşfi arterial hastalıklarda çığır açmıştır. Atardamar içinden uygulandığında maximum vazodilatasyon yapar. Ve trombosit agregasyonunu engeller.

En önemli savaş ağrıya karşıdır bu nedenle 1-2 haftalık epidural anestezi uygulanması ağrıyı azaltacaktır.

Hiperbarik o2, ozon tedavisi, intravenöz oksijen tedavisi ve son zamanlarda düşük enerjili lazer tedavisi de hem ağrının azaltılmasında,hem de ülserlerin iyileşmesinde yararlı olmaktadır.

Son zamanların en iyi alternatif tedavisi; Buerger haslığında damar içi düşük enerjili lazer tedavisidir.

2-Cerrahi:

  1. Sempatektomi,
  2. Arteriyel baypaslardır.

3-Düşük Enerjili Lazer Tedavisi :

Buerger Hastalığı

Periferik arter okloziv hastalıklarda, burgerde, düşük yoğunluklu lazer terapisi hastalığın derecesi yani akut ve kronikliğine göre sadece akut dönemde ağrı, hassasiyet, trofik parmaklar veya ayak bileği tutulumu veya ayakta enfeksiyon ve istirahat ağrısı, dizaltında damar tıkanıklığı veya dizüstünde damar tıkanıklığının derecelerine göre düşük yoğunluklu lazerlerin dalga boyları ve renkleri seçilmektedir. Burger hastalığında lazer spinalkordun sinir hücrelerini içine alacak şekilde ve buna ilaveten otomatik sinir sistemi ve gangılyonları da etkileyecek şekilde seçilmektedir.

Sempatik sinir liflerinin pregangılıyonık motor noronları, kord segmentleri T1 ve L2 arasından meydana gelmektedir. Düşük yoğunluklu lazer tedavisi bu dokulara lokal olarak yayılabilmektedir. Lazer anjio genezi situmulasyona ilaveten önemli derecede antimfalamatuar ve aneljezik etkilerede sahiptir. Düşük enerjili lazer dalga boylarına ve nufuz ettiği dokulara göre arterıolleri etkileyerek damar ağında artışa sebebiyet verir ve kolatarel arterleri genişleterek kan akımını, oksijenizasyonu artırarak şikayetleri tedavi etmektedir.

Tedavi bacakların yeterli iyileşme gösterdiği hissedilene kadar 10 gün süreyle yapılmaktadır. Burger hastaların parmağı üzerindeki yaralar %70 oranında azalır ve tedaviden 3 hafta sonra memnun edecek bir şekilde iyileşme göstermektedir.

4-Damar İçi Oksijen Tedavisi :

Oksijen vücudumuz için oldukça gerekli bir yapıdır.Ancak bazı durumlarda inflamatuar hastalıklar da burger hastalığı,otoımon hastalıklar,kardiyovasküler sistem hastalıklarında bozulmuş sirkulasyona bağlı eksikliği görülebilir.

Damar içi oksijen tedavinsiin avantajları arasında ise kolay ve güvenilir olması yan etkilerinin olmaması ilaç kullanımının sayısının düşürülmesi söylenilebilir.

İntravenöz oksijen tedavisinde oksijen gazı ,bir oksiven cihazı yardımıyla gazı sıvılaştırarak damara verecek şekle getirerek sistemi etkilemektedir.

intravenöz oksijen tedavisinde kan dolaşımını uyaran plateletlerin agregasyonunu tutan hormon olan prostassilinin artan oluşumu güçlü vasküler dilatasyona öncülük eder.Bu hormon ince vasküler yapılarda damar genişlemelerine sebep olur.

Burger hastalığında bacaklardaki ödem ,ülser, venöz ve arteryel sistemde oluşan gangrenlerden dolayı, yüzeyel dolaşım düzeni bozulmuştur.intravenoz oksıjen tedavisinde direkt kana oksijen verilerek oksijenın bu dokularda nufuzu tedaviyi kolaylaştırmaktadır

İntravenöz oksijen tedavisinde bu hastalarda prostassilin artışında ,eozinofil granülleri kortikoitleri ,ACTH ,adrenalin ve lokotrien sentezini hibe eden arahidonik asit kaskadindan oluşan bir formudur.Bu güçlü antiflamatuar etki üretmektedir.Bozulmuş mıkro sirkülasyonu etkileyerek kollateral oluşumunu artırmakta ve ince arteriolleri genişleterek etki sağlamaktadır.

Tedaviden 3 ay sonra dopler ultrason tetkikinde dolaşımın ve basıncının arttığı görülmektedir.

Diz Eklem Hastalarında Lazer Tedavisi

diz-lazer1

Diz eklemi, vücudun tüm ağırlığını taşıdığı ve koşma ya da zıplama sırasında ekstra kuvvet harcadığı için hasara ve ağrıya çok yatkındır. Bu yüzden normalin üzerinde kilosu olan insanlarda diz ağrısı görülmesi ihtimali yüksekti.

Hastanın yapılan tetkiklerinde ve şikâyetlerinde diz eklemlerinde ödem, yırtılma, sıvı mevcut ise hastaya tedaviler önerilmektedir. Cerrahi tedavisi, fizik tedavi, PRP ve Düşük Enerjili Lazer tedavisi hastanın şikâyetlerini azaltmaktadır.

Dünyanın en önemli kliniklerinde düşük enerjili lazerin özellikle diz kireçlenmelerinde görülen kıkırdak zedelenmeleri ve aşınmaları üzerine iyileştirici etkisi gösterilmiştir.

Tedavide her iki dize veya şikâyeti olan dize hasta MR ve tetkiklerin yanı sıra laboratuar tetkikleri ve umumi muayeneden sonra şikayeti olan dize lazer yapılmaya karar verdikten sonra uygun pozisyona intertisyel diz eklem içerisine dışarıdan lazer ışını uygulanmakta bu uygulamanın herhangi bir yan etkisi ağrısı yoktur. Hastanın şikâyeti ve derecesine göre lazer ışını, dalga boyu seçilmektedir ve 1 saat süre lazer ışını bölgeye uygulanır. Hasta yürüyerek normal hayatına devam eder. İyileşme ve şikâyetler ilk seanstan itibaren hasta iyi hisseder ve giderek ödem ve şikâyetler büyük ölçüde azalır. Tedavi hastanın şikâyeti ve hastaya göre değişmektedir. Genellikle haftada 2 seans ve 3 hafta sürmektedir. Toplam 6 seans hastalar için düşük enerjili lazer uygulanarak şikâyetleri giderilmektedir.

Diz Lazer Tedavisi

  • Diz kireçlenmesi olan orta yaşlı hastalarda kıkırdak iyileşmesine yardımcı olduğu düşünülen PRP ve hyaluronik asit gibi enjeksiyon tedavilerinin yanında son zamanlarda en iyi tedavi yöntemi kalıcı uzun etkisiyle düşük enerjili lazer tedavisidir. Bu tedavide kıkırdak hastalığına bağlı menüsküs yırtılmalarına bağlı bölgede oluşan ödem düşük enerjili lazerin etkisi altında büyük ölçüde çözülmektedir. Seanslar şeklinde verilen düşük enerjili lazer tedavisi ödemi çözdükten sonra bölgedeki ağrı ve şişlik giderilmektedir. Hasta büyük ölçüde rahatlamaktadır.
  • Obez hastalarda diz ağrısı ve diz kireçlenmesi daha sık görülmektedir. Bu hastalarda ağrı ve hareket kısıtlılığı önemli şikâyetlerdendir. Bu tip hastalarda düşük enerjili lazer tedavisi her iki diz eklemlerinde veya tek dizde bölgedeki ödeme bağlı şikâyetler şişliğe bağlı şikayetleri ve hastalığın verdiği sıvı toplanmasını, kızarıklığı, ağrıyı lazerin etki mekanizmasına dayanarak büyük ölçüde yok etmektedir. Ağrı, şişlik, sıvı, ödem azaldığı zaman ve yok olduğu zaman hastanın şikayetleri de büyük ölçüde yok olmaktadır.Hasta sağlıklı ve konforlu bir yaşam sürdürmektedir.
  • Diz kireçlenmesi olan obez hastalarda, kilo vermek ağrının ciddi şekilde azalmasını sağlayacaktır
    • Diz eklemlerinde diğer şikâyetlerden
    • Dizin bağlarının zedelenmesi
    • Diz kapağı kayması ve kıkırdak zedelenmesi
    • Menisküs yırtıkları
    • Diz kireçlenmesi
    • Avazküler Nekroz bu şikayetlerde de özellikle kırmızı lazer ışığı düşük enerjili lazer şikayetlerin giderilmesinde en önemli etkisi mevcut zira bölgede lokal kanlanmayı artırarak ödemi ve ağrıyı çözmektedir menüsküs yırtıklarını onarmaktadır ve avazküler nekroz gibi şikayetleri kanlanmasını sağlayarak büyük ölçüde gidermektedir.

Diz Lazer Tedavisi

Hamilelik döneminde oluşan varisler

Op. Dr. Cafer Abbasoğlu hamilelik döneminde oluşan varislerden korunma ve tedavi yöntemlerini anlatıyor

Cafer AbbasoğluHamile Kadın Karnı

 

 

 

 

 

 

 

Hamilelik döneminde birçok değişiklik oluşuyor. Hormon sekresyonuna, sekonder toplar damarların duvarlarında gevşeme meydana gelebiliyor. Bu durum varis ve örümcek ağı damarlarının oluşmasına neden oluyor; ayrıca hamilelikte vücuttaki kan hacmindeki artış ve uterusun ana toplar damarlara oluşturduğu basıya bağlı bacaklardaki toplar damarlarda göllenme meydana geliyor ve bacaklarda şişkinlik ve rahatsızlık oluşuyor. En tehlikelisi ise hamilelik sırasında pubis perine ve vajinal bölgelerde yüzeyel damarların genişlemesi. Bu durum normal doğumu ve sezeryanı güçlü ve zor duruma getirebiliyor. Bebeğin ve annenin hayati ise riske giriyor.

Genetik yapı + Kadınlık hormonları = Varis

Eğer genetik yapınız varise müsait ise, gebelik döneminde hormonların etkisi ile bacaklarınızda varis oluşabilir. Yaklaşık gebelerin %40’ında varis problemleri vardır. Hamile kalmadan önce bacaklarınızdaki varislerinizi tedavi ettirmeniz gerekiyor. Çünkü hamilelik sırasında bu damarlar fazla basınca ve hormon değişikliğine maruz kalarak pıhtılaşmaya neden oluyor. Ana toplardamarlarda tıkanıklık oluşuyor ve pubis ve perine bölgesindeki yüzeyel damarlarda genişleme yaparak doğumu zorlaştırıyor. Bu durum hem anneyi hem de bebeği yüksek risk ve tehlike altına sokuyor. Hamilelik planlamadan önce mutlaka bacaklardaki varis hastalıklarını tedavi ettirmek gerekiyor.

Varislerden dolayı ayaklardaki yorgunluk, ağrı ve şişkinliği azaltmak için yapılması gereklenler;

  • Varis hastalığı teşhisi konulup hamile olan bayanlar öncelikle dopler ultrason altında alt baldır ve üst baldır ayrı ayrı venöz basınçları ölçtürmeli ve bacaktaki toplardamarların basıncına göre kompresyonlu çoraplar giymelidir.
  • Bacaklarında varis hastalığı olanlar dopler ultrason altında pıhtı ve damar hastalıklarının oluşabileceği durumlarda ilaç tedavisi ile kontrol altına alınmalıdır.
  • Bazı hastalarda görülen akciğer pıhtılaşmaları, bebek ve anne de hayati tehlikesi oluşturabiliyor. Bu durum söz konusu olduğunda tedavi için geç kalınmaması çok önemli.
  • Spor yapmak, yüzmek ve yürüyüş hamilelik döneminde varis oluşumunu yavaşlatabiliyor.

Özellikle oturarak çalışan hamile bayanlara ayak bileklerini hareket ettirerek kas pompasını çalıştırmalıdır. Bu egzersiz her iki ayak bileği sağ yana daire çizerek, daha sonra sol yana daire çizerek ve son olarak ayak bileğini aşağı yukarı hareket ettirerek kas pompalarınının çalışmasını sağlıyor. Rahatsız edici varislerinin tedavileri çok kolay. Genellikle dopler ultrason eşliğinde 20 dakkalık tek seansta büyük ölçüde hipertonik solüsyon tedavisi ile giderilebiliyor. Hasta aynı gün normal hayatına devam edebiliyor.