Damar tedavileri alanında uzman isimleri tercih ediniz

Web sitemizde sizler için uzmanından en güncel ve yararlı bilgileri derliyoruz. Sağlığınızı önemsiyoruz...

 

Okmeydanı Damar Merkezi
Tedavide Yenilikler
Sosyal Medya
Anket

Yeni web sitemizi nasıl buldunuz?

Sonuçları Gör

Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Muayene ve Randevü
Okmeydanı Damar Merkezi

Darülaceze Caddesi
Ekşioğlu İş Merkezi
No:36 Kat:3 D:3

Okmeydanı SSK Hastanesi Karşısı, Şişli /İstanbul

Tel: 0212 320 30 22

Fax: 0212 320 30 55

www.varistedavileri.com
www.caferabbasoglu.com
www.varistedavim.com

Aktif Ziyaretçi
Kullanıcılar: 1 Ziyaretçi

Avasküler Nekroz

Avasküler Nekroz

Avasküler Nekroz Tedavisi

Avasküler nekroz, toplardamarların kılcal damarlara kan akışını sağlayamaması sonucu kanlanamayan uyluk bölgesinin yuvarlak kısmındaki dokunun zamanla ölmesidir. Bölgedeki kan kaynağının kesilmesi nedeniyle kemik dokusunun ölümü de denebilir. Avasküler nekroz, osteonekroz veya kemik enfarktüsü olarak da adlandırılır. Kan kaynağı yeterince azaldığında, kemik dokusu ölmeye başlar.

Avasküler Nekroz bacağın üst kısmını etkileyen bir durumdur. Özellikle femur başı daha az kan akımı alır ve kan kaynağı yeterince azaldığında kemik dokusu ölür. Kemik öldüğünde, femur başı çöker, hatta yeterince şiddetli olursa, kalça eklemi kendisi çöker.

Femur başı bozulması kalça kemiğinde çökme, erime ve kireçlenmeler görülür devamında ise femur başındaki yuvarlak kısım bozulup köşeli bir hale gelir kalçanın dönme hareketleri yapısındaki bozulmadan dolayı yapılamaz ve femur başı kalça eklemine sürtünerek ağrı, acı ve hareket kısıtlılığına sebep olur. Doğal olarak kalça da eski işlevlerini yerine getiremez.

Avasküler nekroz genellikle 30 ila 50 yaş arasındaki insanları etkiler.

Belirtiler

Avasküler nekroz en sık olarak femur (diz ekleminden kalça eklemine uzanan kemik) gibi uzun kemiklerde tutulum yapar. En çok etkilenen kemiğin femur kemiği olmasıyla birlikte diğer yaygın olan yerler arasında üst kol kemiği, diz, omuz ve ayak bileği bulunur. Çoğu durumda eklemde ağrı ve rahatsızlık vardır. Avasküler nekroz, öncelikle omuz diz ve kalça eklemlerini etkiler. Çoğu durumda hastalık başlangıçta belirti vermeyebilir. Eklem ağrısı yavaşça gelişebilir, bu da hareket etme kabiliyetini sınırlar. Geç kalınmış tedavilerde kemik veya eklem yüzeyinde çökmeler oluşabilir.

Avasküler nekroz (AVN) önce kasıkta hafif bir ağrı ile kendini gösterir. Özellikle çok yürümek ve çok ayakta kalmakla artan ağrıları hareket kısıtlamaları izler. Deformite arttıkça ağrı da artar ve kalçada güç kaybı oluşur. Zamanla merdiven çıkmak gibi günlük ihtiyaçlar bile giderilemez hale gelir.

Hastalık belirti verdikten sonra ihmal edilip tedavi edilmezse zamanla ilerler, kemik çöker, eklem yüzeyi kırılarak ağrı ve artrite yol açar.

Avasküler Nekroz

Avasküler Nekroz

Nedenleri:

Temelinde dolaşım kaynaklı kanlanmama gibi önemli bir problemden ortaya çıkan avasküler nekrozu tetikleyen belirgin nedenler:

– Trafik kazası gibi travmalar,

– Kemik kırıkları, eklem çıkıkları,

– Kalça femur başına uygulanan bazı ameliyatlar,

– Aşırı alkol tüketimi,

– Şeker hastalığı,

– Obezite,

– Aşırı kortizon kullanımı,

– Anemi,

– Gut hastalığı

– Romatoid artrit olarak sıralanabilir.

Hastalığın Tanısı:

Bu hastalıkta da erken tanı çok önemlidir. Röntgen ancak hastalık ilerlediğinde bulgu verdiğinden erken evre durumlarda kemik sintigrafisi ve mr tercih edilen tanı yöntemleridir.

Hastalık çok sinsi seyrettiği için genelde hastalar ağrı şiddetlendiği ve hareket kısıtlanması başladığında doktora başvururlar ve oldukça geç kalmış olurlar.

Avasküler nekrozda uygulanan tedavi yöntemleri nelerdir? 

Avasküler nekrozda en önemli ve en basit yaklaşım femurun başından geçen yükün azaltılmasıdır. Hastanın uzun süre ayakta kalmaması ve kendisini yormaması gerekir. Özellikle koltuk değnekleri kullanmaları önerilir. İlaç tedavileri özellikle hastalığın erken döneminde etkilidir. Kullanılan ilaçlar ağrıyı bir miktar azaltsa da tek başına ilaçla tedavi mümkün değildir.

Tedavilerde ana amaç femur başının dokusunun kanlanmasını artırmak, çevre dokuya kan vererek reperfizyon ve düfizyon mantığını çalıştırıp femur başında kemik dokusunun kanlanmasını sağlamaktır. Kan yardımı ile gelen oksijen bölgedeki hasarları onararak hastaların şikâyetlerini büyük ölçüde azaltır.

Özellikle kalça bölgesinde etkilenen dokuları beslemek ve avasküler nekrozu yönetmek için günümüzde uygulanabilecek çok sayıda farklı tedavinin başında düşük enerjili lazer tedavisi gelir.

Avasküler Nekroz

Avasküler Nekroz

Düşük Enerjili Lazer Tedavisi Uygulanışı

Damar yolundan ince bir katater yardımıyla uygulanan lazer tedavisi hastaların şikâyetleri, mr ve damarsal bulguları değerlendirilerek, ödem, basınç, kemikteki kansızlığın derecesine göre değişik dalga boy ve güçlerinde verilecek lazer ışını seçildikten sonra günde 1 saatlik seanslar şeklinde toplamda 6 veya 8 seans olarak uygulanır.

Hastanede yatış ve ameliyat sonrası belli bir istirahat sürecinin yaşanmadığı düşük enerjili lazer tedavisi günlük hayatla birlikte ilerleyen bir tedavi şeklidir. Tedaviden hemen sonra büyük ölçüde şikayetlerinin azalıp, hareketlerinin rahatladığı görülür . Avasküler nekroz genelde geriye dönüşümsüz bir hastalık olmasına rağmen düşük enerjili lazer tedavisi ile eklem kıkırdakları ve alttaki kemik dokuda kanlanma ve beslenmenin artması hücre çoğalmasını hızlandırır. Böylece başlangıç ve orta evredeki hastalık tamamen iyileşirken ileri evre vakalarda ise genel durumda %60-80 rahatlama sağlanır.

Özellikle avasküler kalça nekrozunda çok ileri vakalarda eklem protezi yapılması gereklidir. Ama genelde bu vakaların yaşının protez operasyonu için genç olması oldukça önemli bir problemdir. Erken yapılan protezin ilerleyen yıllarda gevşemesi ve eskimesi nedeni ile ikinci bir protez operasyonunu gerektirebilir. Fakat her yenilenen protezde başarı oranı düştüğünden ve ilk protezdeki randıman sağlanamadığından düşük enerjili lazer tedavisi sayesinde protez operasyonunun yıllarca ileriye bırakılması sağlanır. Bu da günümüz koşullarında hastaların yaşam standardı açısından bakıldığında oldukça ciddi bir kolaylıktır.

Düşük Enerjili Lazer Tedavisinin iyileştirici Etkisi Mekanizması

Kan hücreleri lazer enerjisine maruz kaldıklarında, hücrenin içsel dengesinde değişiklik meydana getirir. Solunum zincirinin harekete geçmesiyle ATP(enerji) sentezi başlar. Lazer etkisi aynı zamanda hücredeki hidrojen iyon seviyelerini etkiler. Bunun ATP(enerji) sentezi artması kombinasyonuyla, hücreden sodyum, potasyum, kalsiyum geçirgenliği artar. Değişik renklerde dalga boylarında ve değişik frekanslarda kullanılan lazer ışınları mevcuttur.

Avasküler nekroz hastalarında en önemli ışık yeşil ışıktır. Tedavi sırasında ışınlar hemoglobine bağlanır.

Kırmızı kan hücrelerinin fonksiyonlarını davranışlarını ve hücre elastikiyetlerini iyileştirir.

Oksijen ulaşımını artırarak iyileşmeyi sağlar.

Kanın viskositesini azaltır, kan akımını hızlandırır..

Dengeleyici ve onarıcı patikaları aktive eder.

Doğal plaket reaktivitesini sağlar yavaş yavaş kaybolmasıyla plaketlerin aktive olmasını ve aktivasyon unsurlarına tepki verir.

Na K pompası üzerinde pozitif etkisi vardır. Hücre içi,hücre dışı cation homoestasislerin düzenlenmesine yardım eder.