General
Diz Eklem Hastalarında Lazer Tedavisi

Diz eklemi, vücudun tüm ağırlığını taşıdığı ve koşma ya da zıplama sırasında ekstra kuvvet harcadığı için hasara ve ağrıya çok yatkındır. Bu yüzden normalin üzerinde kilosu olan insanlarda diz ağrısı görülmesi ihtimali yüksekti.
Hastanın yapılan tetkiklerinde ve şikâyetlerinde diz eklemlerinde ödem, yırtılma, sıvı mevcut ise hastaya tedaviler önerilmektedir. Cerrahi tedavisi, fizik tedavi, PRP ve Düşük Enerjili Lazer tedavisi hastanın şikâyetlerini azaltmaktadır.
Dünyanın en önemli kliniklerinde düşük enerjili lazerin özellikle diz kireçlenmelerinde görülen kıkırdak zedelenmeleri ve aşınmaları üzerine iyileştirici etkisi gösterilmiştir.
Tedavide her iki dize veya şikâyeti olan dize hasta MR ve tetkiklerin yanı sıra laboratuar tetkikleri ve umumi muayeneden sonra şikayeti olan dize lazer yapılmaya karar verdikten sonra uygun pozisyona intertisyel diz eklem içerisine dışarıdan lazer ışını uygulanmakta bu uygulamanın herhangi bir yan etkisi ağrısı yoktur. Hastanın şikâyeti ve derecesine göre lazer ışını, dalga boyu seçilmektedir ve 1 saat süre lazer ışını bölgeye uygulanır. Hasta yürüyerek normal hayatına devam eder. İyileşme ve şikâyetler ilk seanstan itibaren hasta iyi hisseder ve giderek ödem ve şikâyetler büyük ölçüde azalır. Tedavi hastanın şikâyeti ve hastaya göre değişmektedir. Genellikle haftada 2 seans ve 3 hafta sürmektedir. Toplam 6 seans hastalar için düşük enerjili lazer uygulanarak şikâyetleri giderilmektedir.

- Diz kireçlenmesi olan orta yaşlı hastalarda kıkırdak iyileşmesine yardımcı olduğu düşünülen PRP ve hyaluronik asit gibi enjeksiyon tedavilerinin yanında son zamanlarda en iyi tedavi yöntemi kalıcı uzun etkisiyle düşük enerjili lazer tedavisidir. Bu tedavide kıkırdak hastalığına bağlı menüsküs yırtılmalarına bağlı bölgede oluşan ödem düşük enerjili lazerin etkisi altında büyük ölçüde çözülmektedir. Seanslar şeklinde verilen düşük enerjili lazer tedavisi ödemi çözdükten sonra bölgedeki ağrı ve şişlik giderilmektedir. Hasta büyük ölçüde rahatlamaktadır.
- Obez hastalarda diz ağrısı ve diz kireçlenmesi daha sık görülmektedir. Bu hastalarda ağrı ve hareket kısıtlılığı önemli şikâyetlerdendir. Bu tip hastalarda düşük enerjili lazer tedavisi her iki diz eklemlerinde veya tek dizde bölgedeki ödeme bağlı şikâyetler şişliğe bağlı şikayetleri ve hastalığın verdiği sıvı toplanmasını, kızarıklığı, ağrıyı lazerin etki mekanizmasına dayanarak büyük ölçüde yok etmektedir. Ağrı, şişlik, sıvı, ödem azaldığı zaman ve yok olduğu zaman hastanın şikayetleri de büyük ölçüde yok olmaktadır.Hasta sağlıklı ve konforlu bir yaşam sürdürmektedir.
- Diz kireçlenmesi olan obez hastalarda, kilo vermek ağrının ciddi şekilde azalmasını sağlayacaktır
- Diz eklemlerinde diğer şikâyetlerden
- Dizin bağlarının zedelenmesi
- Diz kapağı kayması ve kıkırdak zedelenmesi
- Menisküs yırtıkları
- Diz kireçlenmesi
- Avazküler Nekroz bu şikayetlerde de özellikle kırmızı lazer ışığı düşük enerjili lazer şikayetlerin giderilmesinde en önemli etkisi mevcut zira bölgede lokal kanlanmayı artırarak ödemi ve ağrıyı çözmektedir menüsküs yırtıklarını onarmaktadır ve avazküler nekroz gibi şikayetleri kanlanmasını sağlayarak büyük ölçüde gidermektedir.

Hamilelik döneminde oluşan varisler
Op. Dr. Cafer Abbasoğlu hamilelik döneminde oluşan varislerden korunma ve tedavi yöntemlerini anlatıyor


Hamilelik döneminde birçok değişiklik oluşuyor. Hormon sekresyonuna, sekonder toplar damarların duvarlarında gevşeme meydana gelebiliyor. Bu durum varis ve örümcek ağı damarlarının oluşmasına neden oluyor; ayrıca hamilelikte vücuttaki kan hacmindeki artış ve uterusun ana toplar damarlara oluşturduğu basıya bağlı bacaklardaki toplar damarlarda göllenme meydana geliyor ve bacaklarda şişkinlik ve rahatsızlık oluşuyor. En tehlikelisi ise hamilelik sırasında pubis perine ve vajinal bölgelerde yüzeyel damarların genişlemesi. Bu durum normal doğumu ve sezeryanı güçlü ve zor duruma getirebiliyor. Bebeğin ve annenin hayati ise riske giriyor.
Genetik yapı + Kadınlık hormonları = Varis
Eğer genetik yapınız varise müsait ise, gebelik döneminde hormonların etkisi ile bacaklarınızda varis oluşabilir. Yaklaşık gebelerin %40’ında varis problemleri vardır. Hamile kalmadan önce bacaklarınızdaki varislerinizi tedavi ettirmeniz gerekiyor. Çünkü hamilelik sırasında bu damarlar fazla basınca ve hormon değişikliğine maruz kalarak pıhtılaşmaya neden oluyor. Ana toplardamarlarda tıkanıklık oluşuyor ve pubis ve perine bölgesindeki yüzeyel damarlarda genişleme yaparak doğumu zorlaştırıyor. Bu durum hem anneyi hem de bebeği yüksek risk ve tehlike altına sokuyor. Hamilelik planlamadan önce mutlaka bacaklardaki varis hastalıklarını tedavi ettirmek gerekiyor.
Varislerden dolayı ayaklardaki yorgunluk, ağrı ve şişkinliği azaltmak için yapılması gereklenler;
- Varis hastalığı teşhisi konulup hamile olan bayanlar öncelikle dopler ultrason altında alt baldır ve üst baldır ayrı ayrı venöz basınçları ölçtürmeli ve bacaktaki toplardamarların basıncına göre kompresyonlu çoraplar giymelidir.
- Bacaklarında varis hastalığı olanlar dopler ultrason altında pıhtı ve damar hastalıklarının oluşabileceği durumlarda ilaç tedavisi ile kontrol altına alınmalıdır.
- Bazı hastalarda görülen akciğer pıhtılaşmaları, bebek ve anne de hayati tehlikesi oluşturabiliyor. Bu durum söz konusu olduğunda tedavi için geç kalınmaması çok önemli.
- Spor yapmak, yüzmek ve yürüyüş hamilelik döneminde varis oluşumunu yavaşlatabiliyor.
Özellikle oturarak çalışan hamile bayanlara ayak bileklerini hareket ettirerek kas pompasını çalıştırmalıdır. Bu egzersiz her iki ayak bileği sağ yana daire çizerek, daha sonra sol yana daire çizerek ve son olarak ayak bileğini aşağı yukarı hareket ettirerek kas pompalarınının çalışmasını sağlıyor. Rahatsız edici varislerinin tedavileri çok kolay. Genellikle dopler ultrason eşliğinde 20 dakkalık tek seansta büyük ölçüde hipertonik solüsyon tedavisi ile giderilebiliyor. Hasta aynı gün normal hayatına devam edebiliyor.
Lazer tedavisinin iyileştirici etkisi
Düşük yoğunluklu lazer tedavisi selülit problemi olan kişilere umut oldu

Derinin alt tabakasında yağ dokusunun hemen etrafında meydana gelen selülitler, derinin üst bölümünde pütür pütür portakal kabuğu dediğimiz görüntüye sebep olurlar. Genişleyen yağ hücrelerinden ötürü vücutta fazla su tutulmaya başlayarak dolaşım zayıflar; dolayısıyla dokulara daha az oksijen gidince dokular elastikiyetini kaybeder ve cilt üstünde pütürlü bir görününüm yani selülit meydana gelir. Selülit hastalarında lazer terapi cilt ve cilt altındaki dokulara ulaşarak vücudun doğal iyileştirme sürecini uyaran özel tip bir ışın tedavisidir. Lazer tedavisi cilt altında oksijenizasyonda ve ciltaltı beslenmesini artırarak dolaşımı hızlandırarak ciltte canlılık ve düzleşme sağlamaktadır.
Düşük yoğunluklu lazer tedavisinin etkileri
Lazer ışığı cilt ve cilt altındaki dokuya girdiğinde, kanı ışınladığında, kan hücreleri tarafından emilerek, enerjiye dönüştürülür. Böylece hücre geçirgenliği değişikliğe uğrar. Lazer ışını lenf yollarında genişleme ve hücrelerin çevresinde atık maddelerin atılımının kolaylaşmasında hücre ve membranlar arasında micro sirkülasyonu artırarak ve lenf dolaşımını hızlandırarak selülit tedavisinde son dönemlerin en basit ve en etkili kalıcı tedavilerinden biridir. Bu aşağıdaki reaksiyon zincirini düşük enerjili lazer tetikleyerek yüzde, boyunda, bacaklarda, kollarda kısacası tüm vücutta bulunan selülitlerde, düzleşme, sıkılaşma meydana getirir. Kan dolaşımını artırarak etki ettiği doku ve hücrelerin daha fazla oksijen ile beslenmesine yol açar böylece selülitli bölgenin iyileşmesini hızlandırır.
Lazer tedavisi nasıl uygulanır?
Koldan bir damar yolu açılarak yüzeyel venin içine lazer ışını direkt kanı ışınlar kan hücreleri bu ışını emerek cilt ve cilt altı bölgelere götürerek hücrelerdeki değişikliğe bağlı bölgede micro sirkülasyonda ve kan dolaşımında artma yaparak cilt ve cilt altı dokusunda berraklaşma, düzleşme ve yenileme faktörlerin artmasına bağlı canlılık sağlamaktadır. Bu atık maddelerin lenf sisteminden atılmasına yardımcı olarak şişliklerin azalmasına neden olur ve lenf ödem tedavilerinde ve sellulit tedavilerinde kullanılır. Tedavi 10 seans her gün 1 saat olarak yapılmaktadır.
